Fiziksel Hastalıkların Altında Yatan Psikolojik Nedenler

Efsane Film Replikleri Serisi – 3
23 Mayıs 2016
Şiir Öyküleri Serisi: Sezai Karakoç’un Karşılıksız Lise Aşkı
24 Mayıs 2016

Son zamanların popüler duvar yazılarından biri… Ya da mutsuz insanların mutsuzluklarını tanımlarken kullanmayı pek bi’ sevdikleri betimleme… “Dünya, mutlu olunacak bir yer olsaydı, doğarken ağlamazdık!… Fazla arabesk, değil mi? Evet, hayat sanıldığı kadar kolay bir süreç değil. Süreç diyorum; çünkü aslında hayat; belirli bir amaç doğrultusunda; o amaca ulaşmak için yaşadığımız o sürecin ta kendisi değil midir? Her birimizin amacı farklı; kimimiz huzur istiyor; kimimiz para; kimimiz sağlık; kimimiz ise salt mutluluk…

Hayat, öyle kolay lokma değil elbette; ancak vaziyetimiz de grilerin, siyahların hakimiyetindeki kadar zifiri karanlık değil. Hepimiz bu hayat karmaşasında üzerimize giydirilmiş vazifeleri yerine getirmek için sağlam mücadeleler veriyoruz. Her soruna farklı çözüm yolları ile giderek daha önce denenmemiş taktikler ile ilerlerken çeşitli duygusal problemler ile karşılaşmamız da kaçınılmaz oluyor. İşte tam bu noktada; travmaya bağlı depresyon konusunda dünya çapında üne sahip uzman psikolog Susan Babel‘in hayata geçirdiği çalışma; karşılaştığımız fiziksel hastalıkların altında yatan duygusal sorunlara dikkat çekiyor. Evet; yanlış duymadınız; aslında tamamen fiziksel gibi görünen baş ağrısı, bel ağrısı, karın ağrısı gibi birçok hastalığın altında bilinçaltına atılan, bastırılan, gün yüzüne çıkmamış ruhsal problemler var.

Şimdi, gelin; Susan Babel’in, yaşadığımız duygusal sorunların ve stresin, kronik beden ağrılarının nedeni olduğu konusunda kanıtlara ulaştığı yeni çalışmasının sonuçlarına birlikte göz atalım;

1. BAŞ AĞRISI

Uzman psikolog Susan Babel’in çalışmasına göre; günlük hayatta yaşadığımız baş ağrılarının ve migrenin temel sebebi, yaşanılan stres. Evde yemeği tam zamanında hazır etme telaşı, ofiste yöneticinize istediği raporu deadline bitmeden sunma çabası, trafiğin ortasında toplantıya yetişme telaşına girdikçe bedensel limitimizi zorluyor ve kronik baş ağrısına neden oluyoruz.

2. BOYUN AĞRISI 

Koltukta yatmak, pencere açık uyumak; elbette boyun ağrınızın medikal nedenlerinden birisi olabilir; ama duygusal olarak sevdiklerimizi ya da kendimizi herhangi bir nedenden dolayı affetmiyor oluşumuz; boyun ağrılarının altında yatan en temel duygusal neden. Affetmenin, içsel detoks olduğunu daha önce duymuş muydunuz? Bırakın; üstü onlarda kalsın; geçmişinizle hesaplarınızı kapatın; yenilenerek kronik boyun ağrınıza da duygusal çözüm sağlayın.

3. OMUZ AĞRISI

Çalışmaya göre; kronik omuz ağrısının en büyük nedeni, taşıdığınız duygusal yük… Herkesin sorumluluklarını üstlenmekten vazgeçerek duygularınızı biriktirmeyip çevrenizdekilerle paylaşmanız sizi duygusal olarak rahatlatacağı gibi kronik omuz ağrınızın da çözümü olacaktır.

4. SIRT AĞRISI

Çalışmanın sonucunu etkileyen en önemli bulgular gösteriyor ki; sırt ağrısının altında yatan en önemli faktör; duygusal destekten yoksunluk. Daha çok yalnız kişilerde görülen sırt ağrısı, yanınızda sizlere her koşulda destek olan kişiler bulunmadığında; yeteri kadar sevilmediğinizi hissettiğinizde kronik bir hal alıyor. Ya da diğer taraftan bakarsak; sevginizi karşınızdakine yeteri kadar göstermediğinizde de sakınılmış sevgi, sırtınıza yük olarak binmiş oluyor. Özetle; sevin, sevilin çokça…

5. BEL AĞRISI 

Her zaman yanlış yatak seçimi değildir, bel ağrısına neden olan ya da sporda yapılan yanlış bir hareket değildir; çoğu kez. Tıpkı sırt ağrısında olduğu gibi bel ağrısı; duygusal yoksunluğa işaret edebildiği gibi maddi konulardaki yüksek kaygı düzeyiniz için de s.o.s veriyor olabilir. 

6. DİRSEK AĞRISI

Bazen hepimizin; hayatımızdaki değişikliklere müdahale edemediği zamanlar olmuştur. Evet; işte dirsek ağrısının da altında yatan duygusal sorun; hayatınızdaki değişime direnç gösterdiğiniz anlamına geliyor. Ne diyordu; Herakleitos; “Değişmeyen; tek şey değişimin kendisidir.” Bırakın; hayatınızdaki bazı taşlar değişsin; bilin ki daha sağlam oturacaktır; o taşlar zamanı gelince yerine…

7. EL AĞRISI

İnsan ilişkilerinin ve iletişimin olmazsa olmaz organlarıdır; ellerimiz… Bizi dış dünyaya bağlayan ellerimizde meydana gelen kronik ağrı; iletişim eksikliğinden ve insanlarla yeterli ölçüde bağ kurulamamasından kaynaklanıyor. Yeni arkadaşlar edinmek, sevdiklerinizle daha fazla zaman geçirmek; sevginizi ellerinizle sunmak, sanırım bu sorun karşında yapılması gereken en temel duygusal çözüm olacaktır.

8. KALÇA AĞRISI

Kararsızlık; hayatın getirdiği değişimler karşısında seçim yapmakta zorlanmak; kalça ağrısını da beraberinde getiriyor. Biliriz; bazen seçim yapmak zordur; üstelik seçilen tarafın hayatınızda değiştireceği alan yeterince büyükse… Seçin; içinizden geldiği gibi… Kararlarınızdaki pusula kalbiniz olsun; sonuç ne olursa olsun kazanan siz olacaksınız.

9. DİZ AĞRISI

Yaşlılık ağrısı, menisküs ya da halı sahada rakibe sert girmek; nedeni değil bazen diz ağrısının… Ego; hani şu yerlere göklere koyamadığımız; adımlarımızın önüne set çeken ve bizi çoğu kez engelleyen egolarımız; kronik diz ağrılarının sebebi oluyor bazen de. “Hepimiz insanız; herkes eşit” gibi sosyalist nidalara girmeyeceğim ama; özetle hepimiz insan olmalıyız!

10. BALDIR AĞRISI

Çalışmanın sonucu gösteriyor ki baldır ağrısının stres, kıskançlık, duygusal gerginlik, rekabet hisleri gibi pek çok nedeni olabiliyor. Elbette; daha küçücük bir çocukken komşunun falanca çocuğuyla karşılaştırıldığımız; insanların her zaman bir adım önünde olmaya koşullandırıldığımız bu düzende benlik duygusuna sahip olmak; iyi olan kazansın demek her zaman çok kolay değil ama; deneyelim; yarışmayalım; yaşayalım!

11. AYAK AĞRISI

Çalışmada ulaşılan sonuçlar, negatif düşüncelerin hayatımızı sardığı; deprese olmanın eşiğine geldiğimiz hatta olduğumuz; sıkıntıların ve bunalımların bizi gülmekten alıkoyduğunu anlamanın vücudumuzda kendisini ayak ağrısı olarak açığa vurabileceğini gösteriyor. 

12. BİLEK AĞRISI

Saatlerce yüksek topuklu ayakkabıların üzerinde kalmak da bilek ağrısına neden olabilir elbette; ama insanın kendisini hayatın zevklerinden mahrum bırakması, bilek ağrısının altında yatan duygusal sorunların başında geliyor. Yaşayın, hem de bugün son günmüş gibi; doyasıya, yarın hiç olmayacakmış gibi, bu dünyada mutluluğu en çok siz hakediyormuş gibi; yaşayın; yaşatın.

Dr. Susan Babel’in yayımladığı makalesinde de söylediği gibi;

“Bazen insan yaşadığı travmaların üstesinden geldiğini, travmatik olayları geçmişte bıraktığını düşünse bile bedenlerimiz çözülmemiş duygusal problemlere tepki olarak bazı rahatsızlıklar geliştirebiliyor. Fiziksel ağrı ve acılar hissettiğimiz zaman içimize, düşündüğümüz, tutunduğumuz ve bastırdığımız şeylere bakmamız gerekiyor. Bu ağrılar vücudunuzun, iyileştirilmesi gereken bir mesele olduğuna dair size yaptığı bir uyarıdır.”

Yorumunu bizimle paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir