Hiç Kendi Sesinizden Nefret Ettiniz Mi?

Mehmet Öz’den Zayıflama Tüyoları
20 Haziran 2016
Serenay Sarıkaya Bursinlerin Doğum Günü Kutlamasında
20 Haziran 2016

Pek çok kez kendi ses kaydımızı dinlerken ya da videoda sesimiz kaydedilmişse “sesim çok kötü, çok farklı” der ve yüzümüzü ekşitiriz. Peki, bu seste bizim duyduğumuzla başkalarının duyduğunu farklı kılan nedir diye hiç düşündünüz mü? Bu durum bilime göre, doğrudan vücudumuzdaki bizden başka kimsenin duymadığı titreşimlerle alakalı.

The Washington Post’tan Rachel Feltman durumu şu şekilde açıklıyor;

Başkalarının konuşmasını duyduğumuz zaman kulak zarlarımız ve iç kulaklarımız dıştan gelen ses dalgalarından titrer; beyin bu titreşimleri sese çevirir. Aynı şekilde kendi konuşmamızı duyduğumuzda da bu durum geçerlidir lakin bu dış ses dalgalarına vücudumuzun derinlerinden gelen diğer iç ses dalgaları da eklenerek ses tellerimizdeki ve havayollarımızdaki titreşimler karışımına eklenir.

Daha teknik bir açıklamayla durum şöyle açıklanıyor;

“Kemikle iletilen ses siz ses tellerinizi etkinleştirdiğiniz zaman olur ve titreşimler kafatasınız boyunca yol alır, sonunda da iç kulağınıza ulaşır. Kafatasınızdaki ses dağılımı bu titreşimlerin frekanslarını yol boyunca düşürür, esasen bazı kalın tonlar ekler.”

Bu fazladan sesler nedeniyle kafamızın içindeki ses daha nazik, tatlı ve zenginken bunu başka bir mecra aracılığıyla dışarıdan duymak her zaman aynı etkiyi vermez. Sonuç olarak da farkla yüzleşince ne yazık ki birçoğumuz için sonuç hayal kırıklığı olur.. Yine de size iyi bir haberimiz var, sesiniz aslında düşündüğünüz gibi kulak tırmalayıcı değil. Onlar sizin kafanızdaki sesi hiç duymadılar ve sesinize alışarak büyüdüler. Gerçekten sesim böyle mi diye sormayı bırakabilirsiniz; çünkü alacağınız cevap hayır olacaktır… Özetle; kendinizle barışık olun; çünkü sesinizden zaman zaman nefret etseniz de çoğu insan ile aynı durumdasınız.

Yorumunu bizimle paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir