Sosyal Medya Paylaşımlarınız Vize Almanızı Etkiliyor

Renkli Balyajların Trendi Değişiyor
29 Mayıs 2016
Sıra Dışı İnsanlar: -Mesleğiniz? -İmparator!
29 Mayıs 2016

“Sosyal medya ağları yokken ne yapıyorduk acaba, zaman nasıl geçiyordu?” dedirtecek kadar hayatımızın odak noktası haline gelen, “kendini ifade etme biçimi” platformları arasında yer alan sosyal medyanın gücü yadsınamaz bir gerçek. Gerek markalar için yeni nesil pazarlama mecrası haline gelmesi gerekse bireylerin sosyalleşme alanı olması nedeniyle vaktimizin büyük bir çoğunluğunu sosyal medyada geçiriyor hale geldik. Son açıklanan rakamlar da bu gerçekliği en çarpıcı şekilde ortaya koyuyor; evet yanlış duymadınız; günde yaklaşık olarak 2,5 saatimizi sosyal medyada geçiriyoruz.

Hal böyleyken sosyal medyada paylaştığımız durum ve iletilere de çok dikkat etmemiz gerekiyor. Sosyal medya profillerinin artık işe alımlarda özgeçmişten daha çok incelendiği ve önem arz ettiği günümüzde; Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerine yapılan vize başvurularının neticesini de önemli derecede etkiliyor ve vize başvurunuzun reddedilmesine neden olabiliyor.

Sosyal medya paylaşımları yüzünden hapis ya da para cezası gibi yaptırımlara maruz kalındığıyla ilgili pek çok haber okumuşsunuzdur. Sosyal medya paylaşımlarının vize başvurularının onaylanmamasına kadar uzun bir etki sürecinin olabileceğini ifade eden One Knightsbridge Capital ve Londra merkezli uluslararası yatırım ve sermaye yönetimi şirketlerinden Garth Coates Göçmenlik Hukuku Firması, yatırımcılara yönelik olarak Türkiye’de düzenleyeceği seminer öncesi yaptığı konuşmada; vize almak isteyenlere önemli uyarılarda bulunup sosyal medya paylaşımlarının vize alma sürecindeki etkisine dikkat çekti.

Nefret suçu hakkında geniş bilgi veren Garth Coates, insanları inançlarına, ırklarına, dillerine, cinsel yönelimlerine, dış görüntülerine göre aşağılamanın, ayrım yapmanın, ön yargılı fikirleri dile getirmenin medeni olan hiçbir bireye yakışmaması bir tarafa, nefret suçu içerisine girdiğini belirtti. 

Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve Kanada, çok uzun süredir, nefret suçu işlemiş olanlara vize vermiyor. En son 1998’deki Suç ve Düzensizlik Yasası ile Birleşik Krallık, nefret suçu kapsamına giren fikirleri, özgür düşünce kapsamı dışında bırakarak 7 yıla varan hapis cezaları, yüzbinlerce sterline varan para cezaları, ağır kamu işçiliği gibi cezalarla cezalandırmaya başladı. 

Yasanın hemen ardından, İngiltere İçişleri Bakanlığı, vize başvurularında, vize uzatım ve yenileme başvurularında ve vatandaşlık başvurularında nefret suçu işlenip işlenmediğini sorgulamaya başladı. Nefret suçunu, İngiltere dışında işlemiş olanların ise ülkeye girişinin yasaklanması için İçişleri Bakanına yetki verildi.

Türkiye’de oldukça normal karşılanabilen bazı sosyal medya paylaşımları, gelişmiş ülkelerde nefret suçu kapsamına girmekte ve bu suça dair sosyal medya üzerinde gerçekleştirilen tüm paylaşımlar hapis ve para cezası dışında vize çıkarma süresini de engellemektedir.

Coates, nefret suçlarının vize alma sürecindeki etkilerine yönelik olarak şöyle konuştu; 

Bu suçu işlemiş olmak için, fiziksel bir saldırı olması gerekmez. Sosyal medyada nefret suçu kapsamına giren paylaşımlarda bulunmak da suç olarak görülüyor ve ileride vize başvurularında sorun olarak karşınıza çıkabiliyor.

Suçu işleyen kişi, vize başvurusunda bulunmuş ise ve bu suçu işlediği ispat edilirse, başvurusu red edilebilir. Vizesi onaylanmışsa, iptal edilir. Suç ciddi ise ve kesin delillerle ispatlanırsa, yargılanabilir ve cezaya çarptırılabilir, sınır dışı edilebilir. Bir çok ülke, nefret suçu işlediği ispat edilemese bile, nefret suçunda şüpheli olan kişilerin ülkeye girişine yasak da getirebilmektedir.

Ayrıca bilinmelidir ki; sosyal medya hesapları, yıllarca aktif kalabildiğinden, kanun üzerinde suç teşkil eden paylaşımların uzun yıllar önce paylaşılmış olması, delilin ortaya çıkarılmasına engel teşkil etmeyecektir. Bu noktada yapılması gereken; sosyal medyada üzerinde yapılan paylaşımlarda nefret söylemi olup olmadığına özellikle dikkat edilmesi ve insanları inançlarına, ırklarına, dillerine, cinsel yönelimlerine, dış görüntülerine göre aşağılayacak paylaşımlardan uzak durulmasıdır.

Yorumunu bizimle paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir