Z Kuşağını Anlayın Hayatta Kalın

2016 Makyaj Trendi: Dumanlı Göz Makyajı
8 Mayıs 2016
WhatsApp Masaüstü Uygulaması Bilgisayarlara Geldi
11 Mayıs 2016

“İnanır mısınız bilmiyorum ama dün akşam evde tuhaf bir şeyler dönüyordu. 3,5 yaşındaki oğlum dün akşam dikkatsizce masanın üzerinde unuttuğumuz cep telefonuma uzanmış ve telefonumun tüm ayarlarını bozmuş. Kendisini telefonumla bulduğumda cep telefonumun ön kamerasını açmış ekranda yansıyan görüntüsüne hayretle bakıyordu….”

Son zamanlarda ne kadar da sıklıkla duyar olduk bu cümleleri… Neredeyse tüm ebeveynler merakla ve ilgiyle çocuklarının teknolojiye olan ilgilerini fark ediyor ve çocuklarının teknolojiyi kullanma becerilerini ise şaşkınlıkla izliyorlar. Kimi ebeveynin gördükleri karşısındaki ilk tepkisi salt şaşkınlıktan ibaret, kimi ebeveyn ise aldırış etmemekte. Fakat görünen gerçek şu ki durum hikayemizin ana kahramanı dijital yerlilerin en genç temsilcilerinden biri, Z kuşağının ta kendisi.

Z kuşağının ne zaman doğduğu konusunda bilim dünyası 2’ye ayrılmış durumda: kimi araştırmacılar 1994 ve sonrası doğanları Z kuşağının üyesi olarak kabul ederken kimi araştırmacılar ise Z kuşağının 2000 ve sonrasında doğanları kapsadığını savunuyor. Bilim dünyası bu cengaver kuşağın ne zaman doğduğunu tartışa dursun ilgili jenerasyon her gün yeni bir araştırmaya konu oluyor, her ay yeni bir derginin kapağında yer alıyor… Z kuşağı hakkında pek çok makale yazıldı; onları diğer kuşaklardan ayıran temel özelliklerden bahsedildi, satın alma davranışları tartışıldı, bilişim teknolojilerini kullanma yetileri sınandı… Peki, Z kuşağı ve ötesinde yatan trendler neler?

Sıkılgan, birden fazla ekrana entegre, kısa ve görsellik bakımından desteklenmiş içeriklerle beslenen bir nesilden bahsediyoruz. Onlardan alacağınız cevaplar ortalama 3 cümleyi geçemeyecek. Kendilerini ifade ederken kelimelerden daha fazlasını kullanıyorlar: emojiler… Onlar cep telefonunun, bilgisayarın ya da tabletin olmadığı bir dünya tanımıyorlar. Hatta bazen kendi dünyalarını tanımayanları da tanımamazlıktan gelebiliyorlar. 😉 Teknolojinin içine doğmuş ve dünyaya gözünü açtığı an, karşısında akıllı telefonuyla fotoğrafını çeken babasını gören bir Z kuşağı üyesi için tüm bu saydıklarımızın aksini iddia etmek mümkün değil.

Z kuşağını diğer nesillerden ayıran en önemli özellik ise “maker hareketi”dir. Çevrelerindeki kimseler tarafından yapılan ya da öğretilenlerin yerine kendileri yapmayı tercih ediyorlar. Arşiv tutmak yerine erişmeyi seviyor. Mesela yüzlerce CD alıp arşivlemek yerine servis modeli ile aylık ödüyor, bulut üzerinden sınırsız dinliyorlar. Bunun yanında, mobil neslin doğuştan içselleştirdiği ZMOT davranışları mevcuttur. Z kuşağı merak ettiği her şeyi arama motorları aracılığıyla internetten arıyor; izleyerek ve deneyerek öğreniyor. Crowd sourcing (kitle kaynaklı çalışma) ise dijitalde en çok sevdikleri hareket. Öz ve özgün içeriklerini üretip bunları kendi komüniteleriyle paylaşan mobil nesil üyeleri; Vine, SnapChat ve Periscope gibi mecraları aktif olarak kullanıp markalara ve ürünlerine yönelik içerikler üretiyorlar.

Z kuşağı sabırsız bir psikolojik yapıya sahip. Hemen öğrenmek ve hemen iletişim kurmak istiyorlar. Kısa, öz ve görsel içeriklerle kendilerini ifade etmek iletişim kurma yöntemlerinden en çok kullandıkları arasına ilk sırada geliyor. Oyunlaştırma teorisi etrafında şekillenen tüm platformlar ve kendilerini ifade edebildikleri alanlar kendilerine ulaşabileceğimiz en yakın temas noktası. Özellikle de mobil nesilde örnekleriyle e-sport oyuncuları ve e-sport etrafında şekillenen oyun tutkunlarının %93’ü bu kuşağın içinde yer almakta.

Özetle, hızlı ve süper ötesi bir kuşak markalar için göz kırpıyor. Tüm hücreleriyle, gözü kara bir edayla hali hazırdaki tüm satın alma davranışlarına kafa tutmak için gün sayıyor. Onları anlamak için vakit kaybetmeyin deriz. Hayatla kalın, hayatta kalın. 🙂

Yorumunu bizimle paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir